• https://www.facebook.com/hamitkaracom
    • https://www.twitter.com/hmtkr

    Hamit KARA        

    Gündemin Bizden Aldıkları
     
     
    Bugünlerde ve diğer bütün günlerde de ülke gündemimiz yoğun. Hatta yoğun demek hafif kalır çünkü ortalama bir Avrupa ülkesinde bir yılda yaşanan gündemi biz bazen bir haftada yaşıyoruz. Öyle ki normal geçen bir günde anormallik sezenler bile var. Tabi ki bu durum kırsalda doğa ile içi içe ve deyim yerindeyse dünya ile bağını koparanlar için geçerli değil. Metropollerde ve görece orta büyüklükteki kentlerde yaşayanların ister istemez muhatap oldukları bir gündem akışı varken bunu sosyal medya ve internet haberleri ile yoğunlaştıranlar da cabası. 
    Gündem var gündem var. Gelişmiş ülkelerde video platformlarına göz atarsanız gündemlerinin neler olduğunu görürsünüz. Bu konunun tabi ki istisnaları çok ama genele bakıp fikirlerimi dile getiriyorum. Buna karşın ülkemizde gündem daha farklıdır. Gündüz kuşağında yer alan çoğu 3. Sayfa haberi niteliğindeki olay, twitter marifetiyle ülke gündemine oturuyor sonrasında akşam ajansı ile dramatize ediliyor böylelikle bütün ülkede seyrin böyle olduğu kanaati oluşuyor. Kabul ediyorum ortalık güllük gülistanlık değil ama bu kadarı da değildir dedirten o kadar çok haber var ki.
    Siyasi gündemimizin çevresinden dolanmak istedim zira kanunlar beni sınırlıyor ama biraz olsun bu yazının yerine ulaşması için değinmekte fayda görüyorum. Kişiler kendileri hakkında aldıkları kararlarda çoğu zaman plansız ve programsız davranabilirler. Çünkü faydası ya da zararını karar veren karşılar. Söz konusu kurumlar ya da devletler olunca orada günlük, haftalık, aylık yıllık değil on yılları kapsayan süreler ile planlar ve programlar yapılır ve kararlar bunları uygulamaya yönelik olur. Çünkü etkilenen taraf halktır ve kitle çok büyüktür. Dolaysıyla zarar da büyük olabilmektedir. Bu kadar uzatmak anlamsız olabilir ama siyaset kurumu artık sosyal medya gündemine paralel adımlar atar şekilde hareket etmektedir. Bu durum yönetişimin bir türü gibi yorumlanabilir ve halkın katılımının demokratik seviyeyi yükselttiği de söylenebilir. Peki, bu gündemler suni ise ya da speküle edilmişse o zaman sonuçları da o denli ağır ve düzeltilmesi güç hale gelebilmektedir. Gündem oluşturabilme kabiliyeti olan kişi, kurum ya da kuruluşların gücü ve kötü niyeti nispetinde savrulma da o denli hızlı olabilmektedir.
    Bir ülke aile gibidir, ailenin temel taşları sarsıldı mı o aile sendeler ve dağılmaya yok olmaya mahkûm olur. Kurumlar kurumsallığın dışına çıktıkça ülkedeki genel seyir de duruma paralel değişir. Kurum deyince akla sadece kamu kurumları gelmemeli zira şirketler ve sivil toplum kurumları birer kurumdur ve sayıca kamu kurumlarından daha fazladır. Kişiler kurumları, kurumlar toplumları bozar; toplumda yetişen bireyler de bu tornadan çıktığı için düzen kısır döngü halinde kalitesizlik yaratır. Bunun izalesi ve düzeltilmesi yıllar ve yıllar alabildiği gibi çok büyük bedeller de ödemek gerekebilir.
    Suni boş gündemler ile toplumların meşgul edilmesi ve hatta suiistimal edilmesi topluma verilebilecek en büyük zarardır. Ben ortaokulda iken ve hatta bir kısmı ilkokulda iken politika yapan, sanatla uğraşan ya da göz önünde olan kişiler, şimdilerde yine popülerler, hala çeşitli rollerde karşımıza çıkıyorlar. Görünen o ki hala da iştahları var ama kişiler değişti, toplumlar değişti ve çağ hızla değişiyor ama değişmeyen bir kendileri kaldı. Maalesef hala eski tarz siyaset ile tavırla günü kurtarmaya bakıyorlar, yapmasalar iyi olur çünkü hem kendilerine hem de toplumumuza zarar verildiğini düşünüyorum.
      
    103 kez okundu

    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın